x

Anketimize katılmak istermisiniz?

-- MUSTAFA ÇULCU ---> % 10.9 Oy
-- ÖZCAN OAL ---> % 9.4 Oy
-- SABRİ ÇELİK ---> % 9.2 Oy
-- ORHAN ERDEMİR ---> % 8 Oy
-- SERDAR ÇAKMAN ---> % 7.2 Oy
-- MUHİTTİN BOŞAT ---> % 6.9 Oy
-- ALİ AYDIN ---> % 6.6 Oy
-- SELÇUK DERELİ ---> % 6.5 Oy
-- ETHEM ATASOY ---> % 6.1 Oy
-- METİN TOKAT ---> % 5.5 Oy
-- AHMET AKÇAY ---> % 5.1 Oy
-- HİLMİ OK ---> % 4.5 Oy
-- YUSUF NAMOĞLU ---> % 4.1 Oy
-- BEDRİ DÖLKELEŞ ---> % 4 Oy
-- BÜLENT YAVUZ ---> % 2.8 Oy
-- ALİ KUNAK ---> % 1.8 Oy
-- İSMET ARZUMAN ---> % 1.5 Oy
-- AYFER FATMA ---> % 0.1 Oy
 
  
ara
Saat Yükleniyor...
Anasayfam Yap İletişim Üye Giriş / Yeni Üyelik
  • HAKEM ODASI
1
FEHMİ KARABİBER YAZDI: MHK ÜYELİĞİNE TRİBÜNDEN Mİ GELDİ?

FEHMİ KARABİBER YAZDI: MHK ÜYELİĞİNE TRİBÜNDEN Mİ GELDİ?


  Bu Sorulara Cevap Bekliyorum… Hakem Odası olarak camia içerisindeki tüm gelişmeleri, kulislerde konuşulanları ve olabilecekleri sizlerle paylaşıyoruz. Tabi bu paylaşımlarımızı her zaman olduğu gibi Hukukun üstünlüğünü ve kişilerin doğuştan sahip oldukları hakları baz alarak yapıyorum.   Hakem Odasının İmtiyaz sahibi, büyük Hakem Odası ailesinin bir ferdi Fehmi KARABİBER olarak Allah’ tan başka kimseden korkmadan sizleri doğrularla bilgilendirmeye devam edeceğim. Yöneticilerin tamamı başarılara ulaşma manasında eleştirilere açık olmalı. Yaptığımız eleştirileri kişilik hakkının ihlali veya itibarsızlaştırma olarak algılayıp yorumlanmamalı. Bugün eleştirdiğimiz isimlerin geçmişteki olumlu haberlerini yaparken iyiydik de şimdi mi kötü olduk? Hiç kimsenin hak etmediği şekilde sitemden reklamını yapmak mecburiyetim yok. Yöneticiler insanların ekmekleriyle oynamaz. Oynarsa mütekabiliyet(Karşılık Verme-Karşılıklılık) esası haiz olur. Bu esas sonuna kadar uygulanabilir. Bu hatırlatmamdan sonra gelelim yazımın esas konusuna…   Edindiğim Bilgilere Göre; 2013 Aralık ayı içerisinde hakemliğin duayenlerinden birinin vefatının sene-i devriyesinde mezarı başında edilen dualardan sonra dağılıma geçildiği bir esnada bazı hakem yöneticileri ve camiada haksızlığa uğradığı gerekçesiyle birileri keskin bir tartışma yaşar. Bu tartışma esnasında MHK üyesi Sayın Sadettin GÜLER’ de vardır. Tabi bu tartışma yaşanır ama tartışmadan bir sonuç ortaya çıkması mümkün değil. Elinde yönetimsel gücü bulunduranların ne yazık ki adalet anlayışından uzak olmaları düşüncesi bu görüşün hâkim olmasını kaçınılmaz kılmakta. Birkaç yönetici ile yürekli adam gibi adam olan bir camia mensubu arasında tartışma yaşandığı esnada, Sayın Sadettin GÜLER’ e bir ses ‘‘ SENİ FENERBAHÇE TRİBÜNÜNDEN ALDIK İL HAKEM KURULU BAŞKANI YAPTIK NE İSTİYORSUNUZ BU ADAMDAN ’’ dediği, bu sözün ardından Sayın GÜLER’ in de tatmin düzeyi olmayan birkaç kelam ettiği iddia ediliyor. Burada benim aklıma takılan devrem, zamanında merhabam olan, koşamadığı için başarısız bir şekilde 30 yaşında yardımcı hakemliğe veda eden, şuanda 3000 hakemden sorumlu olduğunu söyleyen, beni savcılığa şikâyet eden, Sayın Sadettin GÜLER gerçekten İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanlığına Fenerbahçe Tribününden getirildiği doğru mu? Bu arada şahsıma karşı savcılığa yapılan tüm şikâyetlerde TAKİPSİZLİK KARARI aldıklarıma karşı Tazminat Davası açacağımı hatırlatmak isterim.   Hatırlarsanız Sayın GÜLER İstanbul İHK Başkanlığından, TFFHGD İstanbul Şubesi Başkanlığına, ardından MHK üyeliği, bu görevi kısa bir dönem devrettikten sonra tekrar MHK üyeliğine getirilmişti. Koşamadığı, yani BAŞARISIZ olduğu için yardımcı hakemliğe çok genç yaşta veda etmek zorunda kalan, bir zamanlar TFF mihmandarı olarak ülkemize gelen yabancı hakemleri karşılayıp onlarla ilgilenen, taleplerini yerine getiren Sayın Sadettin GÜLER neden ve kimler tarafından yönetimlere getirilerek ÖZELLİKLE tercih edilmekte? Öncelikle bunun Cevabını Bekliyorum…   Kendisinin MHK üyeliği döneminde, sahte kimlik iddialarından mahkemeleri devam ederken birini İHK üyeliğine görevlendirdiği doğru mu? Doğru İse Neden???   Yine kendisinin MHK üyeliği döneminde BHK üyeliğinde Yüksek Öğrenim görenlerin tercih edilmesi, bu şartlara haiz olmayanların olduğu yerlerde lise mezunu olanların tercih edilmesi hususunun göz ardı edilerek BHK üyeliğine görevlendirme yapıldığı doğru mu? Doğru İse Neden???   BHK üyeliğine getirilecek Yüksek öğrenim görmüş biri yok muydu?   Bu konuda; önce devrem, beni savcılığa şikâyet eden, 3000 hakemden sorumlu olduğunu söyleyen Sayın Sadettin GÜLER’ den sonra MHK ve ardından da TFF’ den… CEVAP BEKLİYORUM…   Bu vesile ile başta Sayın Zekeriya ALP beyefendi olmak üzere; Tüm MHK üyeleri, Bölgesel Kurul Üyeleri ve özellikle Sayın Sadettin GÜLER’ e sevgi, saygı ve hürmetlerimi gönderiyor, şeffaf yöneticilik anlayışı gereği buradan soracağım tüm sorularımı cevaplamalarının kendilerini yücelteceğini hatırlatmak istiyorum.   Not: Bundan sonra sorularımın ardı arkası kesilmeyecek. Yöneticilerden tüm sorularıma ayrıntıların göz ardı edilmeden cevaplarını bekleyeceğim. Gerekirse TFF Başkanı Sayın Yıldırım DEMİRÖREN ile randevu alarak sorularımın tamamını kendisine soracağım.   Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi Hakem Odasının Tek Sorumlusu  
FEHMİ KARABİBER: YÖNETİMLER GELİP GEÇİDİR SEÇİM DEMİREL!

FEHMİ KARABİBER: YÖNETİMLER GELİP GEÇİDİR SEÇİM DEMİREL!


Yöneticilik Size Bir Gömlek Fazla Gelmiş Seçim DEMİREL... Sayın DEMİREL Siz Fazla Sayıda Maç Almak İçin mi Dernek Başkanı Oldunuz? Bugün Almanya’ nın Münih şehrinde yaşayan Türkiye’ nin ilk Bayan Hakemi Yazarımız Drahşan ARDA ile uzun bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Sitemizdeki eksiklik, güzellik ve hizmete dair birçok konuda teyakkuzda bulunduk. Görüşmemizin bir bölümünde TFFHGD Kocaeli Şube Başkanı Bayan Üst Klasman Yardımcı Hakemi Sayın Seçim DEMİREL’ in, değerli hakem büyüğümüz Drahşan ARDA’ nın Hakem Odasına hizmet etmesinden dolayı facebook adresinden sildiğini, aksi halde maç alamayacağından bahsetmiş. Bu tepkinin bazı hakem yöneticilerinin Kocaeli’ ye gelmesinden sonra gösterilmesi manidar. Sayın Seçim DEMİREL’ in aynı zamanda öğretmen olduğunu belirtmemde fayda var. Öncelikle Camialardaki yöneticiler karşı düşüncelere, önerilere, aksaklıkların dile getirilmesine, güzelliklerin sunulmasına, daha aklıma gelmeyen tüm görüşlere açık ve saygılı olmalıdırlar. Başarılara farklı görüş ve düşüncelerle ulaşılabilir. Bir mecra mevcut yönetim kadrosu ile aynı düşünce ve görüşlere sahip değil diye o camia mensupları tarafından ötekileştirilerek dışlanmamalı. Dışlamak isteyen yöneticilere alet olmamalı. Bir gün hali hazırda sahip olunan konumlar tersine döndüğünde o dönemde sergilenen tutumlar hiçbir sözle açıklanamaz. Sayın DEMİREL, ben de yazarımız ve değerli büyüğümüz Drahşan ARDA gibi diyorum ki yönetimler, bulunulan konumlar gelip geçicidir. Şuanda gelen fakat hala geçmemiş olan yöneticilik durumunuzu devretmeden hatanızın farkına vararak kendinizi bir çek etmeniz faydanıza olacağı kanaatindeyim. Hakem Odasına hizmet verdiği gerekçesiyle sayın ARDA gibi kaliteli bir duayeni facebook’ undan silerek görüşmek istemediğini söylemek Hakem Odasına hizmet eden herkese aynı tavrı takındığınız anlamına gelir. Bu tavrı sergileyen kim olursa olsun ben onu esefle kınarım. Sayın DEMİREL siz fazla sayıda maç almak için mi dernek başkanı oldunuz? Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi Fehmi KARABİBER olarak ben hakemlerimizin, gözlemcilerimizin ve diğer mensuplarımızın başarılı olması, uğradıkları haksızlıkların, yöneticilerin yanlışlıklarının dile getirilmesi uğrunda birilerinin hakkımda veya hakkımızda olumsuz söylemlerine hiç aldırış etmeyeceğimi, aksine doğrulara ulaşma babında hevesimi daha da arttıracağını bilmenizi isterim. Hakem Odası çatısı altında camiaya hizmet veren kişiler çok değerli, birikimleri olan, maç veya yöneticilik uğruna dostlukları bitiren, selamları kesen kişiler değildir. Sözdür İnsanın Aynası. Türkiye’ nin ilk bayan hakem dernek başkanı olmanızı büyük bir memnuniyetle camiamıza duyurmuştum. Bu sergilediğiniz tutumdan dolayı bu memnuniyetim sona ermiş bulunmaktadır. Maç alma uğruna gösterdiğiniz anlamsız tepkinizi tekrar gözden geçirmenizi, zararın neresinden dönerseniz kardır anlayışını algılamanızı tavsiye ediyorum. Saygıdeğer bir hakem büyüğünü üzen birini de zaman gelir kardeşleri üzer. İlerleyen yıllarda bu tavrın aynısını yaşarsanız neden sorusunu kendinize sakın ola sormayın. Hakem Odası ailesi olarak bundan sonra TFFHGD Kocaeli Şube Başkanı Sayın Seçim DEMİREL’ i gerçekleştirdiği bu hatalı davranışı ile baş başa bırakıyor, vicdanının diyeceklerini samimi olarak dinlemesinin sağlıklı olacağını düşünüyorum. Şu bir Gerçek ki Yöneticilik Daha Başında Size Bir Gömlek Fazla Gelmiş...   Bizim bu tenkitimizden sonra belki daha fazla sayıda maç alırsınız. Bundan sonra fazla bir şekilde görev alacağınız tüm müsabakalarla sizi baş başa bırakıyoruz. Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi   
TFF FUTSAL LİGİ STATÜSÜ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ DUYURU

TFF FUTSAL LİGİ STATÜSÜ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ DUYURU


Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Genel Direktörlüğü, 2013-2014 sezonu TFF Futsal Ligi'nin statüsü ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle: "2013-2014 sezonu TFF Futsal Ligi Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu ile işbirliği içerisinde İstanbul, İzmir, Ankara, Konya, Eskişehir, Samsun, Malatya ve Rize olmak üzere 8 ilde, tek yaş kategorisinde organize edilecektir. Belirtilen illerde en az 4 ve en fazla 8 kulüp Futsal Ligi'ne katılabilecektir. Yukarıda belirtilen illerin dışından, TFF Futsal Ligi'ne katılmak isteyen takımlar kendisine en yakın ildeki ilgili ASKF Başkanlığı'nın kabul etmesi halinde o ildeki organizasyonda yer alabilecektir.   Kulüplerin kadrolarında yer alan oyuncuların, 31.12.1995 ve öncesinde doğmuş ve lisanslarını vize ettirmiş olmaları gerekmektedir. Kulüpler, 01.01.1996 ve 31.12.1998 arasında doğmuş en fazla 5 tane futbolcuyu müsabaka isim listesine yazabilecektir. İllerde yapılan grup müsabakalarında Futsal Ligi'ne katılan kulüpler, kulübünün yazılı muvafakatini almak şartıyla, o sezon Futsal Ligi'ne katılmayan kulüplerden en fazla 3 lisanslı oyuncuyu müsabaka isim listesine yazabilecektir. Futsal Ligi müsabakalarında profesyonel futbolcular oynayabilecektir. Futsal Ligi'ne katılan kulüpler, yukarıda belirtilen şartlara sahip olmak koşuluyla, kulübe tescil edilmiş en fazla 2 yabancı uyruklu oyuncuyu müsabaka isim listesine yazabilecektir.   İllerdeki müsabakalar ile başlayacak olan TFF Futsal Ligi,  belirlenecek bir merkezde düzenlenecek "Türkiye Finalleri" ile sona erecektir. İllerde gerçekleştirilecek müsabakaların ne şekilde oynanacağı başvuran takım sayısına göre TFF tarafından belirlenecektir. Müsabakalar süresince görev alacak personel ve hakemlerin ücretleri TFF tarafından ödenecektir. Türkiye Finallerine iştirak edecek kulüplerimize yol ve konaklama desteği yine TFF tarafından sağlanacaktır. TFF Futsal Ligi'ni şampiyon olarak tamamlayan kulübümüz UEFA Futsal Cup'ta ülkemizi temsil edecektir." Futsal Ligi İş Akışı   Takvim Sorumlu Kurum Lig Başvurularının Alınması   16 Nisan - 25 Nisan  ASKF Başkanlıkları Yerel Lig Başlangıç ve Bitiş   28 Nisan - 21 Mayıs     ASKF Başkanlıkları Türkiye Finalleri (Tek Merkez)   26 Mayıs - 31 Mayıs  TFF    kaynak:tff.org
İSTANBUL BEYFENDİSİ HÜSEYİN TOKMAK DA HAKEM ODASINDA

İSTANBUL BEYFENDİSİ HÜSEYİN TOKMAK DA HAKEM ODASINDA


Doğruların Dostu, Yamukların Korkulu Rüyası Sayın Hüseyin TOKMAK Hakem Odasında… Hakem Odası olarak çok farklı renkleri bünyemize katarak büyümeye devam ediyoruz. Bir yerde ne kadar çok renk ve farklı ses olursa güzelliklerin gün yüzüne çıkması daha kolay olur. Hakem Odasında BEN değil, BİZ anlayışı hâkim olduğundan çok kısa bir sürede Ülke hakemliğimizin eksiklik, aksaklık, olumsuzluk ve problemlerini çok geniş kitlelere aktarma gücüne sahip olduk. Hakem Odasında her bir yazarımızın kendi alanında ayrı ayrı değerler olduklarını öncelikle bilmenizi isteriz. Bugün itibariyle spora gönlünü, yüreğini, benliğini ve hayatını vermiş Uzay TV’ nin başarılı spor yorumcusu, işinin patronu bir İstanbul Beyefendisini Hakem Odası vasıtasıyla sizlerle buluşturmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Evet, Hüseyin TOKMAK. O da bundan böyle kalemiyle Hakem Odasında kendisine ayrılan köşesinde yerini alarak düşüncelerini siz değerli okurlarımıza aktaracak. Kendine özgü bakış açısı ile Hakem Camiası dolaysıyla spor camiasını köşesinden yazacağı yazılarıyla çok farklı bir şekilde analiz edecek olan Sayın TOKMAK, sözünü de yazılarını da KİTABIN TAM ORTASINDAN söyleyerek yazacağını bilmenizi isteriz. Futbolun nasıl güzelleşeceği, futboldan toplum olarak nasıl zevk alabileceğimizi, sporcuların özellikleri, takımların izlemeleri gereken yollar, hakemlerin futbolun güzelliğine ne gibi katkıları olacağı, hakem yöneticilerinin sahip olması gereken vasıflar, hangi yönetici profillerinin lav edilerek hangilerinin önünün açılması, ahbap-çavuş ilişkilerinin hakemlik, futbolumuza verdiği zararlar ve daha birçok konuyu sizlere aktaracak.   Dilerseniz Hakem Odasının Çiçeği Burnunda Yazarı Sayın Hüseyin TOKMAK’ ı çok kısa tanıyalım…   10 Mart 1967 İstanbul Üsküdar doğumlu olan TOKMAK 1980 – 87 yılları arasında Üsküdar Voleybol takımında ve Üsküdarspor Yıldız takımında futbol da oynadı. Babasının futbolcu olması kendisinin de futbol’ a yakınlık göstermesinin en büyük sebebi olmuştur. 1990 – 2010 yılları arası arasında TOTALOİL şirketinde finans şefi olarak çalıştı. 2010 yılı itibari ile Bağdat Caddesi Fener yolunda Otomobil ithalat şirketi kurarak bu işle uğraşmaktadır.   Özel bir takip kitlesi olacağına inandığımız Sayın TOKMAK’ a çok büyük kitlelere ulaşan Hakem Odası mecrasındaki yazarlık hayatında başarılar diliyor, kalemiyle doğruların dostu, yamukların korkulu rüyası olacağını bilmenizi istiyoruz.   Hüseyin TOKMAK Hakem Odası Yazarı
FEHMİ KARABİBER: YAĞMA HASAN’ IN BÖREĞİ!

FEHMİ KARABİBER: YAĞMA HASAN’ IN BÖREĞİ!


‘‘ Yağma Hasan’ ın Böreği ’’ Deyiminin nereden geldiğini öncelikle öğrenelim. HAKKI olan veya olmayan herkesin yararlandığı kaynak anlamına gelen deyimine konu olan kişi, ünlü börekçi Yağma Hasan... 2. Dünya Savaşı yıllarında, ekmeğin karneyle satılması fırıncıları zora sokar. Bu sebeple çok sayıda fırıncı, iş bırakır. İş bırakmayan Karaköy'deki börekçi Hasan ise beğenmediği börekleri sokağa döker. Kapışılan bu börekler, börekçi Hasan'ın Yağma Hasan olarak anılmasına neden olur.   Şimdi Gelelim Asıl Konumuza; Bir yöneticinin kendi kendisine 1 ayda en fazla 6 profesyonel müsabaka görevlendirmesi yazıp, hangi lig olursa olsun bu görevlerden en üst kategori ücreti alıyorsa bu durum Yağma Hasan’ ın Böreğinden farkı Var mı?   Bir yönetici kendi oğluna, yandaşlarına, ahbap ve çavuşlarına torpilli maç ataması yapılıyor, yine yukarıdaki vasıflara sahip olanlar klasman terfilerinde değerlendiriliyor bunun sonucunda da maç görevlendirmelerinden birileri para kazanıyorsa bu durumun Yağma Hasan’ ın Böreğinden farkı Var mı?    Üst yöneticilerin getir götür işlerini muntazam bir şekilde yapan, bazen aracıyla oğullarını okuldan alan, İl içi ve il dışı etkinliklere gidiş gelişini sağlayan, her türlü özel işlerini gören kişilerin alt kurullarda görevlendirilmesi, bu kişilerin yukarıdaki maharetlerinden dolayı gözlemcilikte terfi ettirilmesi, kurum bünyesinde ücretli görevlendirmeler yapılması durumunun Yağma Hasan’ ın Böreğinden farkı Var mı?   YAĞMALAYIN HASAN’ IN BÖREĞİNİ YAĞMALAYIN… Böreği yağmalarken tarifin yazılı olduğu kağıdı bile yemişler. Sakın ha kalmasın. Bu kadarda aç gözlülük olur mu be kardeşim. Ortada Yağma Hasan’ ın Böreği varsa, Hakem Odası da bu yağmaya dur demeye çalışırsa elbette ilgili veya ilgisiz kişilere bazı yöneticilerce iftiralar atılacak. Allah yüzünüzü gözünüzü doyursun. Böreği yağmalıyorsunuz da hiç olmazsa Böreğin Tarifi yazılı olan kâğıdı yemeseydiniz be kardeşim…   Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi
REHA BİÇİCİ: EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇİZGİ ÇIKMAZ !!

REHA BİÇİCİ: EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇİZGİ ÇIKMAZ !!


Eğri Cetvelden Doğru Çizgi Çıkmaz !! Tecrübelerin genç nesillere aktarılması önemlidir bu nedenle “Öğretme ve Öğrenme Zinciri” asla durmamalıdır. Yeni hakemleri eğitmek ve yönetmek düşünüldüğü kadar kolay değildir. Bir hakemin eğitilmesi zahmetli, titiz ve karşılıksız görevlerden biridir. Fiziksel ve ruhsal olarak yıpratıcı bir maçtan sonra, bir hakemin performansı hakkında konuşmak için hakem odasına girmek sadece kapıyı açıp içeri girmekten daha riskli ve farklı bir anlam ifade eder. Çoğu kimse de bu ince ayrıntıyı göz ardı ederek sadece elinde bulundurduğu gücü kullanmak için bir an önce soyunma odasının yolunu tutar!   Buna karşın diğer taraftan, genç hakemlerin gelişmeleri için tecrübeli olanların gözlemlerine ihtiyaçları vardır. Performansı ölçecek bir formatta sistematik bir biçimde maç izlemeden hakemleri eğitmek, yönetmek neredeyse imkânsızdır.   Bir gözlemci müsabaka sonunda hakemlere gözlemlerini nasıl aktarmalıdır? Şimdi bu konu ile ilgili birkaç önerimi sizlerle paylaşmak isterim:   1- Maçtan sonra hakem odasına hemen gitmeyip, kendinize hakemlerle ilgili fikirlerinizi sıralamak için biraz zaman verin. Müsabaka bittiği zaman kendinize bazı soruları sorun. Örneğin; a)Müsabakanın sonucuna hakemlerin negatif bir katkısı oldu mu? b)Hakemler kuralları uygularken kuralın ruhuna uygun yorumlar yaptılar mı? c)Maçta bir olay oldu mu? Hakemlerin bu durumda hareket tarzları nasıldı?   2- Hakem odasında ki konuşmanıza pozitif bir mesaj ile başlayıp bitirmeye gayret edin. Müsabakayı yöneten hakemler gözlemciden saygı görmelidirler. Müsabaka da kötü yönetim göstermiş olsalar bile morallerini bozup, cesaretlerini kırmayın. Gözlemcinin görevi yapıcı olmaktır, yıkıcı olarak her şeyi daha da olumsuz yapmak değildir! Burada doğru dengeyi bulmak çok zordur, fakat mümkündür.   3- Konuşmanızda detaya girmeden önce genel bir performans değerlendirmesi yapın. Bu aşamada, dürüst olmak ve gerçeği saklamamak önemlidir. Yani; asla performanslarını övüp, sonra kötü not vermeyin. Aynı zamanda, dürüst olmaya çalışırken doğru kelimeleri kullanın kırıcı olmayın.   4- Diyaloğa açık olun. Gözlemci mutlak doğruyu bilen bir insan değildir. Konuşmanıza “Benim fikrime göre,…”, “Bulunduğum yerden gördüğüm kadarıyla,…” diyerek başlayın. Hakemlere kendilerini ifade etme hakkı verin. Kişisel ilişkiler ve görüşler hakem performansı değerlendirmesini etkilememelidir. Gözlemci, iyi bir iletişim tekniği ile bütünleşmiş iyi bir eğitime sahip olmalıdır. İnsanlarla uğraşıyorsunuz, robotlarla değil!   5- Dinleyiciye göre dil kullanın. Genç ya da tecrübeli hakem arasındaki ayırımı yapın. Konuşma tonunuzu ayarlayın. Genç hakemlerle temeller üzerinde konuşurken, tecrübeli olanlarla yönetim tarzı üzerinde konuşun.   6- Gözlemciler, her hakemin kişisel özellikleri ve karakteri karşısında esnek olmalıdır. Genç hakemlerin bir refleks olarak, kural yorumlarında katı bir tutumu vardır. Buna karşılık tecrübeli hakemlerin, genç hakemlere de örnek olabilecek, kişisel özellikleri vardır. Hakemler mahkeme kararları ile iş yapan insanlar değildir, futbol oyununu yönetirler!   7- İyi hakem maça az müdahale ederek maçı kontrol altında tutan hakemdir. Her maç farklı performans gerektirir. Eşit iki maç yoktur. Bir hakem maçın karakterine uyum sağlayabilirse ve maçın kendi kendisine akmasına izin verirse bu hakemin kalitesini gösterir. Hakem baraj yaparak maçın akmasını engellememeli, köprüler yaparak maçın alttan akmasını sağlamalıdır. Gözlemci bu ayrıntılara ve hakemlerin kendi tasarımlarından ziyade maçın ruhunu yakalamalarına dikkat etmeli ve not vermelidir. Hakemler, gözlemcilerin genellikle şu ifadeyi kullanmalarını eleştirirler. “Temas kriterleri doğru değildi”. Bu bence haksız bir eleştiridir. Performans genel olarak temasları doğru değerlendirmektir. Temaslar düdüklerin üçte ikisini oluşturur. Bu nedenle, temas değerlendirmeleri başarısızsa maç yönetimi de başarısızdır.   8- Hakemlerin yanlış kararlarını sayarak performans değerlendirmesinden kaçının. Gözlemci tüm performansı değerlendirmelidir, özel bir hatayı değil. Buna karşılık, 89 dakika 59 saniyelik çok mükemmel bir performans, son andaki yanlış bir kararla alt üst olabilir. Bu sadece bir hatadır fakat tüm maçı etkilemiştir. Diğer taraftan, bazı özel hatalarına rağmen bir hakem çok iyi bir performans gösterebilir. Bu, aynı zamanda, bir TV yayınıyla gerçek arasındaki farktır. TV yayını özel bir durumun değerlendirmesine yarayabilir, ama genel performansı tam olarak göstermez. Sahada olanı tribünde izleyen anlar.   9- Gözlemciler için müsabaka sonrası sonrası iyi bir konuşma, olumlu olanlarla başlamalı, düzeltilmesi gereken hareketlerin belirtilerek yorumların özeti ile devam etmeli ve hakemin kariyerini etkileyecek pozitif vurgularla bitirilmelidir. Her hakem takdir edilmesi gereken özelliklere sahiptir. Ayrıca, hakemlere bir takım oluşturmanın ve takım çalışmasının önemi vurgulanmalıdır. Hakem maçta kendi standardını oluşturmalıdır. Hakem kuğu gibi olmalı, su üstünde zahmetsizce zarif ve hakim bir biçimde süzülmeli, su altında ise yoğun çalışmalıdır.   10- Sürekli pozitif olun. Gözlemci teşvik eden, cesaretlendiren, tavsiyelerde bulunan bir antrenör gibi davranmalı, sadece not dağıtan bir makine gibi olmamalıdır. Hakemlerin hatalarının arkasına saklanmaları durumunda, gözlemci açık, esnek ve güven veren bir tutum takınmalıdır. Bu insanın doğasında vardır. 90 dakikalık bir gerilim ve sahada yalnızlığın getirdiği, takımların ve seyircilerin oluşturduğu baskı sonrasında, hakemler yanlarında bir arkadaş görmek isterler, infaz memuru değil! Gözlemci samimi ve içten olmalı, gerçek düşüncelerini saklamayarak bunları hakeme nazikçe anlatmalıdır.   Sonuç Olarak; futbolun ve hakemlerin kendilerini geliştirmeleri gözlemcinin yapacağı çalışmanın kalitesine bağlıdır.   Reha BİÇİCİ Üst Klasman Eski Hakemi Hakem Odası Yazarı
METİN AYDINOĞLU: MHK'DE BAŞKAN ARZUM ARZUMAN

METİN AYDINOĞLU: MHK'DE BAŞKAN ARZUM ARZUMAN


Hakem Odası ile Hakemin Sesi başta olmak üzere çeşitli internet sitelerinde, gazetelerde Başkan Toto yapılıyor. Fenalık yapmış olacağım ama belki ama bir yerden başlamak gerek, böylesi kırık yılda bir gelir, kardeşim, devrem İsmet Arzuman'ın adı bile geçmiyor ama gelmeli. Merkez Hakem Kurulu Başkanı adayları ileri sürülüyor, oylamaya sunuluyor. Medyatik olan, ön planda isimler yine revaçta, gündemde. Diğerlerini arayan soran yok, adları bile geçmiyor. Niye ki acep ? Bakıyorum listelere hepsi ünlü, isim yapmış. MHK Başkanlığı veya MHK Üyeliği yapmış kişiler. Ünlü olmak, FİFA olmak, zirveye çıkmak. İyi bir hakem yöneticisi olmanın yeter ve şart koşulu mu, olabilir mi? Asla, değil ki. Tıpkı çok iyi bir futbolcunun, çok iyi bir teknik direktör olamayacağı gibi. İsimleri incelersek. Hakemlere bir fırsatı dahi çok görenleri, MHK için bir şans daha vermek olmaz ki. Kimi başaramamış, kimi fırsatı ıskalamış, kimi gaflet ve dalalet içinde kalmış, kimi denenmiş, kiminin içi geçmiş, kiminin işi bitmiş, kimi hiç becerememiş, kimi ham yapmış, kimi yutmuş, kimi bana ne bana ne demiş. Kimi partiden torpilli, kimi kulüplerden destekli. Öyle veya böyle. Sonuç itibarıyla, yepyeni bir sayfa açmak gerek. Tertemiz, hiç lekelenmemiş biri var. Garibimin listede adı bile geçmiyor. Nasıl adı geçsin ki. Skandallarda adı yok, dedikodu da adı yok, kural hatasında adı yok, tekrar edilen maçta adı yok, yarıda kalan maçta korkaklığı yok, sarı kartları kırmızı kartları doğru çıkarmış rapora öyle yazmış, oynamamış, değiştirmemiş onlar da yok. Yok hiç biri yok mazisinde. Ayrıca lüks otellerde cazgırlık da yapmamış, revü kızlarını havuza atmamış. Pırıl pırıl bir isim var, göz ardında kalan. Rezilliği ile göreve gelenlerin baştacı yapıldığı, utanmanın olmadığı, rezil olunmadığı, yüzsüzlerin, arsızların bol olduğu böyle bir ülkede. Göreve getirilir mi bilemem ama, benim MHK Başkanlığı için adayım İsmet Arzuman. Şimdi hemen 'çok genç, toy, beceremez, yerler onu' diyeceklerdir. Yapar, halleder, sorun değil. Şaibesiz, lekesiz, tertemiz, iyi bir eş, iyi bir baba, mazbut bir aile hayatı. Evet, evet, devrem, güzel arkadaşım, kardeşim, büyüğüm İsmet Arzuman adayımdır, oyum ona. Belki de seçilirse, tercih edilirse, hayatının en büyük kötülüğünü yapmış olacağım ona, bugünlerini çok arayacak ama. Olsun bir yerden başlamak gerek. Ha bu arada, göreve gelirse İsmet hocamdan hiç bir beklentim, arzum, isteğim yok. Görev de istemiyorum, koltukla da,işim olmaz. Maksat memlekete, Türk hakemliğine hizmet. Bir nebze de olsa katkım olursa ne mutlu bana. En büyük arzu'm, Arzuman'ı MHK Başkanı olarak görmek. Ama bugün ama yarın, belki de yarından yakın. Memleketimin böyle güzel insanlara ihtiyacı var. Çok acil hem de.    Metin AYDINOĞLU Hakem odası yazarı Hakem odası izmir temsilcisi
TAYYAR KARAKAYA YAZDI; FUTBOLUMUZUN “SORUN” LARINDAN BİRİ

TAYYAR KARAKAYA YAZDI; FUTBOLUMUZUN “SORUN” LARINDAN BİRİ


  Futbolumuzun “SORUN” larından Biri.  Herkesce malumdur. Ülkemiz’ in birçok kurum yada kuruluşunda, iflah olmaz, edilemez sorunlar var. Bir kurumun tepesine, en yetkili makam yada mevkiine atanan kişiler, O makama gelinceye kadar dillerinden “doğruluk”, “dürüstlük” “hakkaniyet” ” eşitlik” “din” ”iman” “vijdan” vs. gibi, herkes tarafından kabul edilen terimleri düşürmeseler de, ellerine geçen ilk fırsatta bunların hepsini göz ardı edip, “önce can sonra canan” mukabilinden sözlerle 1. derece yakınlarından başlamak üzere, onları, tepesine kondukları kurum yada kuruluşa yerleştirir, sağlayacağı imkanlarla gelir düzeylerini yükseltir, sonra, sıra canan’ lara gelir, canan’ ların yerleştirilme ve gelir düzeylerini yükseltme işlemi de  bittikten sonra da artık kim gelirse onlara da pasta’ dan pay dağıtır.   Ama yine de konuştuğunda, amiyane tabirle mangalda kül bırakmaz.   Doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet, eşitlik, din, iman, vijdan vb. gibi terimlerden de hiç mi hiç taviz vermez !   İnanmayan kendi çevresini biraz araştırsın. Tavsiyem, genellikle de soy isim benzerliklerinden yola çıkarak araştırsın. Bu durum bazen öyle bir hal almıştır ki, zaman zaman siyasi eleştirilere bile konu olmuş, babaların yerlerini oğullar, onların olmadığı yerlerde ise yeğenler veya yakınların aldığı görülmüştür.   Genel olarak tanımlayacak olursak;    “Ülkemizde iş’ e göre adam değil adam’ a göre iş” mantığı hakimdir.   Bu böyle olmuş, böyle olmaya da devam edecek gibi görünüyor. Futbolumuz ve diğer spor dallarında genel durum maalesef bu. Ben, sadece bütün spor dallarının bir kolu durumunda olan, ortak paydası, olmazsa olmazı durumundaki “hakem” lik konusuyla ilgili düşüncelerimi dile getirmek istiyorum.   Bakıyorum, izliyorum, çevremde işi bilenlerden soruyorum. Bu işle iştigal eden herkesten sorup soruşturuyor öğrenmeye çalışıyorum. Anladığım kadarıyla, her kurum yada kuruluşta olan eşitsizlik, adaletsizlik, adam kayırma, haksızlık, hukuksuzluk gibi iflah olmaz vasıflardan hangisini ararsanız bu kurumda da mevcut.   İnanamıyorum, Hakem dediğiniz “HAKİM” dir.   Yani, en tarafsız olması gereken kişi’ dir. Maçlarda görev alan diğer görevliler de en az hakem’ ler kadar tarafsız, dürüst ve hakkaniyetli olmak zorundadır.   Nasıl olur da bu insanların atanmasında, görev verilmesinde haksızlık hukuksuzluk yapılabilir, ayrım yapılabilir.   Neyle, nasıl izah edilebilir bu durum.   Sadece yakını veya tanıdığı, kendi adamı olduğu için görev verilenler görev yapmaya muktedir de, diğerleri değilmi ? Sayın yetkililer, görev verilenleri  ve verilmeyenleri yeterince denetleyebiliyormusunuz, oto kontrolünüz varmı görev dağılımında. Bazılarına devamlı görev yazılırken, hakkaniyet ölçütlerinde görev bekleyen, buna da hakkı olan hakem, gözlemci veya başka görevliler neden açıkta bırakılıyor ?    Devamlı görev verilenlere, hak ettikleri için mi, yönetimde olan birilerinin yakını olduğu için mi görev veriliyor, görev verilenler hangi ölçütlerde ki onlara devamlı görev veriliyor ? Bu konunun belli başlı kıstasları varmı ?   Yoksa kurumunuzda; “iş’e göre adam yerine, adam’a göre iş” mantığı mı  uygulanıyor ?   Hayır, uygulanmıyor ..........  diyorsanız, İlgili İlgisiz Kişilere, İşleri Bozulacak Korkusuyla İçinizden Bazıları Neden Saldırıyor ?     Cevap bekliyorum...   Tayyar KARAKAYA Hakem Odası Yazarı Hakem Odasının Danışmanı  
FEHMİ KARABİBER: MHK İÇİN 3 ÖNEMLİ İSİM KONUŞULUYOR…

FEHMİ KARABİBER: MHK İÇİN 3 ÖNEMLİ İSİM KONUŞULUYOR…


MHK Başkan ve Üyeliği İçin Şu Aday İsimler Konuşuluyor. MHK’ nun son demlerini yaşadığı bugünlerde Başkanlık için birbirinden değerli 3 adayın ismi ön plana çıkmaya başladı. Başkan adaylarıyla birlikte üyelik için muhtemel adayların isimleri de yüksek tonda dile getiriliyor. Özcan OAL, Sabri ÇELİK ve Mustafa ÇULCU’ dan oluşan başkan adaylardan birinin Ülke Hakemliğinin yönetimsel bazda 1 numarası olması bekleniyor. Her 3 ismin de dönemlerindeki kariyerleri, yönetimsel başarıları göz önüne alınacak olursa gerçekten çok isabetli bir karar olacağı aşikar. Hakem Camiasının geneline bilgi ve birikim bakımından hakim olan bir mecra olarak bizim gönlümüzden geçen bu 3 ismin de aynı kurul içerisinde yer alarak hakemliğimizi o özlenen günlerine tekrar ulaştırmaları. TFF’ ye bu konuda çok büyük bir iş düşmekte. Geçmişte derbiler, önemli maçlar ve yurtdışı müsabakalarını problemsiz ve başarıyla yönetmiş, yöneticilik kimliğini layıkıyla üzerlerinde taşıyan bu isimler tecrübeleriyle Hakem Camiasına kolej havasını katacakları kanaatindeyim. Büyük duayen Özcan OAL döneminin 4 büyükler tabir edilen takımların maçlarının değişilmez ismi olması, tüm profesyonel takımlar tarafından sevilmesi, saygı duyulması, açıklamalarının samimi ve güven vermesi, Sabri ÇELİK’ in hakemlik hâkimiyet olgusu, bilgi, birikimini olumlu aktarımı, güven veren duruşu, Mustafa ÇULCU’ nun ise sunduğu projeler, kitlelerce saygı duyulan bir camia mensubu olması, CORE’ nin temellerini atması, başarılarla dolu bir hakemlik kariyerine sahip olması, aynı zamanda hak edene hakkını veren ve başarıları ülke başarısı olarak gören kişilikler olmaları kendilerinin başkanlık için gösterilmelerinin en büyük sebeplerindendir. Sitemizde düzenlediğimiz son anketlerde isimler bazında bazı donelere ulaştığımızı söylemek isterim. Birçok takipçimiz isimler bazında düşüncelerini bana ilettiler hala da iletiyorlar. Camianın tamamını bir bütün olarak ele aldığımızda bu üç başkan adayının haricinde Serdar ÇAKMAN, Muhittin BOŞAT, Ahmet ŞAHİN, Orhan ERDEMİR, Ali ERKAN, Ali AYDIN, Bünyamin GEZER, Mustafa YANIK, Hamza MISIR,  Binali KARTAL, Reha BİÇİCİ, Ali AYDIN, Etem ATASOY, Metin TOKAT, Uğur SÖYLEMEZ, Bülent DEMİRLEK, Ali ULUYOL, Hakan SİVRİSELVİ gibi isimler MHK üyesi adayı olarak ön plana çıkmakta. Tabi bu spor ve hakem camiası içerisinde hakim olduğunu düşündüğümüz durum. Ortadaki bu gerçeği görmezden gelmek hem hakem camiası hem de futbol camiasına haksızlık edeceğimiz durumunun vuku bulmasına sebep olabilir. Elbette ki Son karar TFF Yönetim Kurulunundur.   Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi
HAKEM ODASI’ NDAN MHK’ YE HEDİYE OLSUN

HAKEM ODASI’ NDAN MHK’ YE HEDİYE OLSUN


Entarisi Dım Dım Yar Gelir Diye Umdum Yar... Hakem Odası olarak şuana kadar MHK’ nin hata ve yanlışlıklarını ülke hakemliğine hizmet manasında gözümüzü kırpmadan dile getirmeye çalıştık. Bazen bize kızdılar, bazen bağırıp bazen de çağırdılar. Her zaman dediğimiz gibi bizim şahıslarla bireysel olarak işimiz olmaz. Biz hakemliğe hizmet manasında icraatların doğruluk veya yanlışlıklarıyla ilgileniriz. Bu doğrultuda da bildiğimiz tüm doğruları dile getirmeye devam edeceğiz. Bütün bunların yanında Merkez Hakem Kurulunu en çok tenkit eden mecra olarak kendilerini çok sevdiğimizi bilmelerini istiyor, ENTARİSİ DIM DIM YAR GELİR DİYE UMDUM YAR şarkısını hediye ediyoruz… Bundan sonra sayın üyelere Hakem Odası olarak her hafta ayrı bir şarkı veya Türküyü armağan edeceğiz... Şarkıyı dinlemek için lütfen aşağıdaki link' i tıklayınız... Entarisi dım dım yar gelir diye umdum yar Yatsıya kadar bekledim gözlerimi yumdum var Yatsıya kadar bekledim gözlerimi yumdum yar Hımı hımı hımda hım hım yarVıyı vıyı vıyda vıy vıy yar Entarisinden biçtim at aşağı ben düştüm Ne talihsiz başım var hayırsız yare düştüm Ne talihsiz başım var hayırsız yare düştüm Hımı hımı hımda hım hım yar Vıyı vıyı vıyda vıy vıy yar   Şarkıyı Dinlemek İçin Lütfen Link’ i Tıklayınız… http://www.izlesene.com/video/ceylan-entarisi-dim-dim-yar/7166859  Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi
YANIK VE SEVİM YÖNETİMLERDE DEĞERLENDİRİLMELİ

YANIK VE SEVİM YÖNETİMLERDE DEĞERLENDİRİLMELİ


İstanbul Onları İstiyor... Hakem Odasının yeri yerinden oynatan, doğru bildiğini dilinden esirgemeyen mert yazarı Sayın Mustafa YANIK yönetim kadrolarında muhakkak yerini almalı. Sayın YANIK yaptığı açıklamalar ve önemli tespitlerle ülke hakemliğinin gelişimine katkı sağlayacağı bir gerçek. Klasman dışı, Bölgesel Klasmandaki umut vaat eden, kaliteli ve tecrübeli hakemleri tespit ederek Ülke hakemliğine hediye edeceği bir gerçek. Türkiye’ de 12. Kuralın ruhunu ve yorumunu en başarılı şekilde uygulayanların arasında gösterilen Mustafa YANIK Hakem Camiası için kaçınılmaz bir yönetici profili olduğu unutulmamalı.   İstanbul Mustafa SEVİM’ i İl Hakem Kurulu Başkanı Olarak Görmek İstiyor. Başarılı bir hakemlik geçmişine sahip olan Mustafa SEVİM yönetimsel bazda da çok önemli görevlerde bulundu. İstanbul Gözlemciler Kurulu Başkan Vekilliği ve Dernek Genel Sekreterliği görevlerini başarıyla yerine getiren Sayın SEVİM’ in isminin İHK Başkanlığı ile anılması ve camianın duayenlerinin bu görevlendirmeye sıcak bakmaları kendisinin diğer adaylardan bir adım önde olduğunu gösteriyor. Hak, adalet ve eşitlik olgularını herkese eşit bir şekilde yansıtan, yanlış olan hiçbir şeye izin vermeyen Mustafa SEVİM’ in yeni nesil hakemlerin tespit ve arena’ ya sunulmasında önemli etkisi olacağı bir gerçek.   Ülke Hakemliğinin nabzını tutan, gelişmeleri an be an takip eden ve sizlere aktaran Büyük Hakem Odası ailesi olarak Camiaya çok önemli hizmetler verebileceğini düşündüğümüz Mustafa YANIK ve Mustafa SEVİM gibi çok önemli iki ismi gönülden destekliyor, kendilerini anıldıkları yönetim kadrolarında görmeyi arzu ettiğimizi belirtmek istiyoruz. TFF Yöneticileri rahat bir yöneticilik dönemi geçirmek istiyorlarsa Hakem Odasının tespitlerine kulak vermeleri gerekir.   Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi                          Mustafa YANIK                           Mustafa SEVİM   
MHK’ DEN SKANDAL ÜSTÜNE SKANDAL!

MHK’ DEN SKANDAL ÜSTÜNE SKANDAL!


Bu Kadar Skandal Hangi Dönemde Yaşandı? Merkez Hakem Kurulu göreve geldiği günden itibaren Skandal Üstüne Skandallara imza attı. Müsabakalara hakem görevlendirmeyi unutmaktan, üst düzey müsabakalara atanan hakemlere yakın akrabalarını gözlemci olarak görevlendirmeye kadar bir çok hatanın altına kaşesini vurarak üzerine de imza attılar. Hakem Odası sayfalarından yakın geçmişte bahsettiğimiz bir hakemin maçına akrabasının gözlemci olarak atanması durumu, geçtiğimiz hafta(39. Hafta) Eskişehir Atatürk stadında Eskişehirspor ile Trabzonspor arasında oynanan spor toto süper lig müsabakasında gerçekleşti.   Metin TOKAT Yeğeninin Maçına Gözlemci Olarak Görevlendirildi! Ankara Bölgesi Üst Klasman gözlemcilerinden Sayın Metin TOKAT Eskişehirspor-Trabzonspor arasında oynanan müsabakada 6.Hakem olarak görev yapan akrabası ( Yeğeni ) Üst Klasman Hakemi Serkan TOKAT’ ın maçına gözlemci olarak görevlendirildi. MHK’ nin bu hatalı atamayı yapmasını SKANDALLAR ZİNCİRİNE BİR HALKA DAHA EKLEMESİ olarak yorumlandı. Bu kadar çok skandal hatalara rağmen hala MHK’ nin istifa etmemesi veya görevden alınmaması şaşkınlıkla karşılanmakta. Bir müsabaka atamasını bile sağlıklı yapamayan bir kurulun nasıl olur da göreve devam etmesine izin verilebilir? Yapılan bu hatalı atamayı, gözlemci veya hakemin MHK’ ye bildirerek maçın iade edilmesi gerekirdi. Etik olarak bu davranışın yerinde olacağı düşüncesindeyim. Trabzon cephesinden müsabaka sonrası hakem ve gözlemci görevlendirmesine tepki vardı.   Eleştiriye Açık Olmak, Başarıya Giden Yolda Atılmış En Önemli Adımdır…   Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi  
FUTBOL ADALETSE BİZ HAKEMLER DE ADALET İSTİYORUZ

FUTBOL ADALETSE BİZ HAKEMLER DE ADALET İSTİYORUZ


Futbol Adaletse Biz Hakemler de Adalet İstiyoruz Ankara iline 10 yıldır severek hizmet etmekteyim. Bu camiada ve Ankara'da benim gibi haksızlıga ugrayan bircok hakem kardeşim var. Ben sunuda biliyorum hakemlik 'Padişahlık gibi babadan oğula gecen ve böyle devam eden bir yer. Ben sizlere birçok olaydan bahsetmek istiyorum. Takdir sizlerin ve  değerli büyüklerimizin...            Sene 2010-2011 teklif listesinde değilim. Haziran 2011 de babamı  kaybettiğimden dolayı; sezon sonu maçlara fazla devam edemedim. Ama teklif listesinde olan arkadaşlarımın bana söyledikleri Seyfi  Gözaydın 'ın listede kimin isminin olması gerekirdi sorusuna 5-6 arkadaşımın benim ismimi vermeleri sonucunda; Seyfi Gözaydın tarafından klasmana alınmamışlardır.. TAKDİR SİZLERİN........            Yıl 2011-2012 teklif listesindeyim. Ve mülakata içeriye girdim ve kendimi tanıttım; o gün rahmetli babamın ölüm yıldönümüydü. Bu arada sorular basladı, soruları cevaplıyorum ve Seyfi Gözaydın nerede çalıştıgımı ve ne kadar maaş aldığımı sordu ve cevapladım. Sonra Turgut Sığıç rahmetli babamın aldığı maaşı, sonra annemin aldıgı maaşı, sonra yengemin aldığı maaşı ve iki abimin ne kadar maaş aldığını sordular ..... Ben psikolojikmen yıkılmıştım. Sinirlenmeme rağmen sakin  kalmaya gayret ettim ve soruları cevaplamaya çalıştım. Sorular bitti ve dışarı çıktım; arkadaşlarımı hatırlıyorum ne oldu Cengiz dediklerini ama sinirden ağlayacaktım ve hemen ordan uzaklaştım. Bu olaydan sonra iki üç ay psikolojim bozuk dolaştım. Ve tabiki klasmana alınmamıştım. Türkiye 'de nerede görülmüş bir hekemin maaşının sorulduğu, O geçmişten bugüne   içimde derin bir yara olarak kalmıştı. TAKDİRR SİZ BÜYÜKLERİMİN.....             Yine bir olay yine Seyfi Gözaydın: Seminer için toplanmıştık ve kulüp yöneticileri de vardı. Güzel bir eğitim  olmuştu ve sorular başladı. O sırada da Ankara 'da hakem arkadaşlarımıza saldırılar yapılıyordu ve cezalar çok komiktii.. O sıra mikrofonda DİSİPLİN KURULU BAŞKANI OLAN SAYIN TACER ÇAGLAR 'A bir arkadaşımız söz hakkı  alarak bir soru sordu: Hakemlere yapılan fiili saldırılara neden az ceza veriliyor deyip tesekür ettii.. Tabiki bu arada yapılan seminerde kulüp yöneticileride oradaydı.. Sonra Seyfi Gözüaydın mikrofonu alarak;  '' HAKEMLER HADDİNİZİ BİLİN, BÖYLE SAÇMA SAPAN SORULAR SORMAYIN HERKES İŞİNE BAKSIN '' diyerek konuyu kapattıı ve biz anladık ARTIK  HAKEMLER SAHİPSİZ VE BURASI ANKARA.. Ve bu olaydan sonra hakeme şiddet olayları iyice arttı. Kulüp yöneticilerinin gözü önünde biz hakemler küçük düştük. Arkamızda kimsenin olmadıgını anladık.. Biz emekçi hakemler olarak sezon başında 3 haftada 20 ile 25 maça çıkalım  sonrasında ise KLASMAN HAKEMLERİMİZ U19 DAHİL 1K ve  SAL MAÇLARINI  yönetsinler; biz nerede gelişecegiz nerede maçyöneteceğiz böyle birşey başka illerde varmı acaba merak ediyorum... Bizler sıcak soğuk demeden maça çıkarız heryere yetişmeye çalışırız ama sezon sonu Seyfi Gözüaydın 'a yakınsan ve torpilin varsa direk klasmana çıkıyolar.. Ben Ankara 'da 30. haftadan itibaren hiç sebepsiz nedensiz maç alamıyorum hiçbir açıklama yapılmadan notlarımda gayet başarılı olmasına rağmen.. İl Hakem Kuruluna en ufak bir saygısızlığım yok küfürüm yok ''ama İl Hakem Kuruluna gidip odayı basıp küfür etsek, bağırıp çağırsak galiba bizden iyisi olmayacak, ama buna ne aile yapımız nede terbiyemiz müsaade etmez. TAKDİR SİZLERİN....             Yaklaşmış olan terfi döneminde yıllardır benim ve arkadaşlarımın yaşamış oldukları haksızlıkları alttan gelen genç kardeşlerimiz yaşamasınlar, dayısı amcası olan, torpili  bulunan hakemler yerine  alınteri döken bu işi hakeden hakemler listeye girsin diye bu yazıyı yazma  ihtiyacı duydum..             SON OLARAK DEĞERLİ FUTBOL FEDERASYONUMUZUN VE MHK 'DEKİ  BÜYÜKLERİMİZİN ANKARA 'DAKİ BU SIKINTILARA GÖZ ATMALARINI VE HAKEMLERİ DİNLEMELERİNİ RİCA EDİYORUM. 10 YILLIK BİR EMEKÇİ HAKEM OLARAK TORPİLİ OLMADAN  KLASMANA ÇIKMADIĞI İÇİN YAZIK EDİLEN GENÇLERİMİZE VE KENDİME ÜZÜLÜYORUM ....                                                                                      SAYGILARIMLA...   Cengiz DEMİR Ankara Bölgesi İl Hakemi   Editör:Fehmi KARABİBER
MHK BAŞKANI KİM OLSUN ANKETİ BAŞLADI…

MHK BAŞKANI KİM OLSUN ANKETİ BAŞLADI…


MHK Başkanı Kim Olsun Anket Oylaması Hakem Odasında Başladı… Sizlerden Gelen Talep Doğrultusunda MHK Başkanı Kim Olsun Anketini Bize Gönderdiğiniz İsimlere Listemizde Yer Vererek Yeniden Başlattık… İlk başlattığımız anketimizin değiştirilerek şuanda ankette yer verdiğimiz isimler ele alınarak anketin yeniden başlatılması yönünde yoğun bir talep gelmesi üzerine istekleriniz doğrultusunda hareket ettik. Adaylar birbirinden değerli 16 isimden oluşuyor. 16 ismin tamamı siz değerli camia mensuplarımızca belirlendi. Büyük bir katılım beklenen MHK Başkanı Kim Olsun Anketinde şu isimler yer alıyor: 1.Hilmi OK 2.Özcan OAL 3.Sabri ÇELİK 4.Mustafa ÇULCU 5.Ali KUNAK 6.Ahmet AKÇAY 7.Bedri DÖLKELEŞ 8.Serdar ÇAKMAN 9.Bülent YAVUZ 10.Yusuf NAMOĞLU 11.Muhittin BOŞAT 12.Orhan ERDEMİR 13.Ali AYDIN 14.Selçuk DERELİ 15.Etem ATASOY 16.Metin TOKAT 17.İsmet ARZUMAN 18.Ayfer FATMA MHK Başkanı Kim Olsun Anketimiz bu saat itibariyle başlamış bulunmakta…   Ülke Hakemliği İçin Hayırlı Uğurlu Olsun… Not: Anket siteye ilk girildiğinde karşınıza çıktığı gibi, aynı zamanda ana sayfamızın sağ alt bölümünde de yer almaktadır.   Editör: Fehmi KARABİBER
TÜRK KIZILAYI İLE TFFHGD ARASINDA EK PROTOKOL İMZALANDI…

TÜRK KIZILAYI İLE TFFHGD ARASINDA EK PROTOKOL İMZALANDI…


TFFHGD Genel ile Türk Kızılayı Genel Başkanlığı arasında HAKEM SAĞLIK RAPORU’ nun uygun fiyattan temin edilebilmesi amacıyla ek protokol imzalanmıştır. Protokol örneği aşağıda yayınlanmakta olup, protokol kapsamı ve geçerli olan TIP MERKEZLERİ/HASTANELER belirtilmektedir. Üyelerin bu anlaşmadan yararlanabilmeleri için TFFHGD ÜYE KİMLİK KARTLARINI ibra etmeleri yeterli olacaktır. TFFHGD Genel Merkez Yönetim Kurulu herhangi bir mağduriyet yaşanmaması bakımından konu hakkında bilgilerin detaylı olarak incelenmesi gerektiği yönünde açıklamada bulundu.   PROTOKOLÜN GEÇERLİ OLDUĞU KIZILAY TIP MERKEZİ VE HASTANELERİ    S.NO TIP MERKEZİ/HASTANE TELEFON NO 1 Altıntepe Tıp Merkezi 0 216 489 55 06-(07-08-09) 2 Niyazi Mete Ali Rıza Mete Tıp Merkezi 0 212 466 22 00 3 Kartal Tıp Merkezi 0 216 473 20 50-(52) 4 Kayseri Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Hastanesi 0 352 221 02 22 5 Konya Ticaret Borsası Hastanesi 0 332 351 41 00   Editör:Fehmi KARABİBER
İ.Ü. ESKİ REKTÖRÜ MESUT PARLAK DA HAKEM ODASINDA

İ.Ü. ESKİ REKTÖRÜ MESUT PARLAK DA HAKEM ODASINDA


İstanbul Üniversitesi’ nin Eski Rektörü Sayın Mesut PARLAK Hakem Odasında… Hakem Odası ailesine Türkilye’ nin önemli simalarından biri daha katıldı. İstanbul Üniversitesinin eski rektörlerinden Sayın Mesut PARLAK da sportif alandaki yazılarıyla bundan böyle Hakem Odasında kendisine ayrılan köşesinden çok değerli yazılarıyla sizlerle birlikte olacak. Hakem Camiası ve futbol’ un nabzını tutan, yön veren, alanında gündemi belirleyen bu büyük Hakem Odası ailesine HOŞ GELDİNİZ ŞEREFLER VERDİNİZ sayın PARLAK. Varlığınız varlığımıza ve duruşumuza güç katacak, ses getiren cesur sportif yazılarınızla daha fazla gönüller kazanmamızı sağlayacaksınız. Kitabın sağından solundan değil tam ortasından yazan Hakem Odası sayfaları birikimlerinizin çok büyük kitlelere aktarılması için çok önemli bir mecra olduğunu bilmelisiniz.   Dilerseniz İstanbul Üniversitesinin eski rektörlerinden Çiçeği burnunda yazarımız Mesut PARLAK’ ı kısaca tanıyalım. Prof. Dr. Mesut PARLAK 1940 yılında Malatya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya’da tamamlayan Parlak, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde öğrenim gördü. 1966 yılında buradan mezun olan PARLAK, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Patolojik Anatomi kürsüsünde göreve başladı ve 1968 yılında açılan sınavı kazanarak, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi 4. Cerrahi Kliniği’ne asistan olarak atandı. 1972 yılında uzman olan PARLAK, 1973 yılının sonuna kadar uzmanlık görevine devam etti. Parlak, askerlik görevinin ardından, 1979 yılında doçent, 1988 yılında da profesörlüğe yükseldi. PARLAK, 1982-1991 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Yönetim Kurulu Üyeliği, 1991-1996 yılları arasında Fakülte Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. 1996-1998 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürüten PARLAK, Malatya Eğitim Vakfı’nda üç dönem yönetim kurulu üyeliği, üç dönem de başkanlık görevini yürüttü. PARLAK’ ın çeşitli dergilerde yayınlanmış 100’ün üstünde makale ve bildirisi bulunuyor. Türk Tıp Derneği, Ulusal Cerrahi Derneği, Meme Hastalıkları Araştırma ve Tedavi Derneği, Gastroenteroloji Derneği, Onkolojik Cerrahi Derneği üyesi olan Parlak, İnönü Üniversitesi Vakfı’nın da kurucu üyeleri arasında bulunuyor. Evli ve iki çocuk babası Parlak, İngilizce biliyor. Tüm Hakem Odası takip kitlesi sitemize özel, sportif yazılarınızı şimdiden sabırsızlıkla bekliyor Sayın Mesut PARLAK. Bu Büyük Aileye Hoş Geldiniz...   Editör: Fehmi KARABİBER   Hakem Odası Alanında En Büyük Mecra…
BU KURAL DA MI DEĞİŞTİ MR.UİLENBERG?

BU KURAL DA MI DEĞİŞTİ MR.UİLENBERG?


JAAP Uilenberg, MHK ve hakemler ne zaman sıkışsa devreye giriyor. Yapılan skandal hatalar da dahil olmak üzere onları kamuoyu nezdinde sürekli haklı çıkarma telaşında. SÖZÜM ona bu şekilde davranarak futbolumuza iyilik ettiğini sanıyor. Fakat durum tabii ki böyle değil. Her şey çok açık ortada. PEKİ kim bu Uilenberg? HAKEMLERİMİZİ eğitmesi için kendisine çuvallar dolusu paralar verilen eski bir Hollandalı hakem. Bunun yanı sıra UEFA Hakem Kurulu üyesi de… Yani hakemlik deneyimlerini ve tecrübelerini aktararak hakemlerimize katkı sunması bekleniyor. GEÇTİĞİMİZ haftalarda yapmış olduğu bir açıklama çok dikkatimi çekmişti. Uilenberg açıklamasında “Hakem yorumcularının hiçbiri güncel değil. Kurallar, talimatlar hepsi değişti. Üstelik onlara hiç destek olmuyorlar” yorumunda bulunmuştu. BİR defa yapmış olduğu açıklamalarıyla hakemlerimizin niye başarılı olamadığını anlamama daha da yardımcı olduğu için kendisine çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu tarz ucuz yaklaşımda bulunan bir kişi hakemlere hiçbir şey veremez. Zaten her şey de ortada. Hakemlerin durumu bir felaket. ÜSTELİK bizim değişen talimatlar ve kurallarla ilgili kendimizi yenileyemediğimizi söylemiş. Madem Mr.Uilenberg kendisine o kadar güveniyor istediği televizyonda kurallar ve değişen talimatlarla ilgili tartışmaya hazırım. Cesareti varsa buyursun gelsin. Hem de pozisyonlar eşliğinde. Ama o karşıma çıkmaya cesaret edemez. Çünkü neye hizmet ettiğini kendisi iyi biliyor. PEKİ o zaman şimdi sormak istiyorum; kurallar değiştiği için mi geçen hafta sonu oynanan maçlarda Dany, Eboue, Melo ve Emenike atılmadı? Yoksa hakemleri doğru eğitemediği için mi? Aynı maçlarda benzer pozisyonlara verilen farklı kararları ne yapacağız? O yüzden hiç kimse kusura bakmasın insanımızı enayi yerine koymaya hakları yok. Uilenberg ya işini doğru yapsın ya da bu görevi bırakıp ülkesine kesin dönüş yapsın.   Selçuk DERELİ Kaynak:amk Editör:Fehmi KARABİBER  
ÜST KLASMAN GÖZLEMCİ SEMİNERİ İSTANBUL'DA YAPILDI

ÜST KLASMAN GÖZLEMCİ SEMİNERİ İSTANBUL'DA YAPILDI


MHK Gözlemci Gelişim Programları çerçevesince Nisan ayı Üst Klasman Gözlemci semineri İstanbul Radisson Blu Airport Oteli'nde yapıldı. Programı UEFA'nın Şubat ayında düzenlediği UEFA Gözlemci Semineri'nin detaylara uygun olarak oluşturulan seminerde UEFA Hakem Komitesi üyesi Jaap Uilenberg de eğitim verdi. 8 Nisan Salı günü Üst Klasman Hakem ve Yardımcı Hakem Semineri'nde hakemlerle paylaşılan UEFA uygulamalarının gözlemcilere aktarıldığı seminerde ayrıca raporlama teknikleri üzerine de çalışmalar yürütüldü.   Kaynak:tff Editör:Fehmi KARABİBER
DRAHSAN ARDA; GÜN GELİR O KOLTUKTA YALNIZ KALIRSIN…

DRAHSAN ARDA; GÜN GELİR O KOLTUKTA YALNIZ KALIRSIN…


Sevgili Hakem Odası okurlarım; Bugün sizlere kısa bir hikaye anlatmak istiyorum. Canı sıkılan okumasın. Bundan aylar önce bir bayan futbol hakemi " Dernek Başkanı " seçilince bayanlar adına sevinmiş ve başkan hanımı tebrik ederek kendisi hakkında yazı yazmak istediğimi yazdım. Gayem bayanların " erkek " işi denilen toplumlarda başarı gösterebileceklerini yansıtmaktı. Fakat başkan hanım " aman olmaz yazmayın izin ve müsade alınması gerekli " diyerek yazmamı istemedi. Nedenini pek anlmamakla beraber " zorla güzellik olmaz " misali bu isteğe evet dedim. Fakat zamanla başkan hanımın facebook sitesinde okuduklarımdan sonra bu " izin, müsaade " diye bir şeyle ilgisi olmadığını anladım. Çünkü başkan hanım hakkında yazılar, resimler ve röportajlar dolu idi. Sevindim buna. Birkaç gün önce değerli bir gazeteci ve hakem kardeşimin başkan hanımla ilgili yazısına kısa bir yorum yaptım. Yorum olumsuz ve kırıcı değildi. Bunun üzerine başkan hanım beni kendi facebook sitesinden sildi. "attı diyelim". Sayın başkan hanım hakkınızda yapılan olumlu veya olumsuz yorumlardan sonra " eşe dosta, arkadaşlara " sırtınızı dönerseniz bir gün gelir " başkan " koltuğunda yapayalnız oturursunuz. Koltuğun ayaklarını kesmek isteyen ve ayağınızın altına " muz " kabuğu koyanlar da olacak. Beni facebook sitenizden silmeke çok iyi ettiniz. Sevindim buna. Benim yapmak istediğimi siz yaptınız. Benim yorumlarım tarafsız olmakla beraber bazen hoşa gitmeyebilir. Buna rağmen size daha başlangıcında olduğunuz bu yolda başarılar dilerim.   Münihten selamlar. Güzel günler sizin olsun.   Drahşan ARDA Türkiye’ nin İlk Bayan Hakemi Hakem Odasının Avrupa Temsilcisi
FEHMİ KARABİBER: SABOKTİN’ İN MELEKLERİ KISA KISA ETEKLERİ…

FEHMİ KARABİBER: SABOKTİN’ İN MELEKLERİ KISA KISA ETEKLERİ…


Saboktin' in Melekleri Kısa Kısa Etekleri... Masalımız Milattan Önce 5. Ve 6. Yüzyıllarda yaşandığı rivayet ediliyor. Akdeniz diyarında küçük bir adanın tamamında TORPİLETTİN isminde bir krallık varmış. Bu krallıkta Saboktin isminde bir Şeyh yaşarmış. Bu şeyh’ in Adahir Bölge Kayırması ve Mokdettin Kayınbiraderlemesi isminde melekleri varmış. Adahir Bölge kayırması ikiz gibi hareket ettiklerinden isimleri tek olarak telaffuz edilirmiş. Bu krallıkta Şeyh Saboktin o kadar ağırlığını hissettirmiş ki, kraliyet ailesinin ileri gelenlerinden daha çok rağbet görür duruma gelmiş. Bu şeyhi asıl şeyh yapan kısa kısa etekler giyen melekleriymiş. Bu melekler herkesin imrenerek ve gıptayla baktığı bir yaşam sürerlermiş. Çünkü bir elleri yağda bir elleri baldaymış. Duşlarını bile süt ile alırlarmış. Yani süt banyosu yaparlarmış. Aralarındaki kıdeme göre önce Adahir Bölge Kayırması ve akabinde de Mokdettin Kayınbiraderlemesi Şeyh Saboktin’ e günlük bağlılıklarını sunarlarmış. Bulundukları bölgede her şey emirlerindeymiş. Taleplerinin yerine gelmesi Saboktin tarafından özenle sağlanırmış. Tabi onlar da şeyhlerinin bir dediğini ikiletmez, her türlü hizmetlerini yerine getirirlermiş. Adahir Bölge Kayırmasının görevi ise zaman zaman Saboktin’ in yerine vekâlet etmek, başta parante olmak üzere her türlü taklayı nefes almadan atarak alt ile üst arasındaki dengeyi sağlamakmış. Diğer bir görevleri ise işkembe-i kübradan sallama çayları Mokdettin’ in aracılığıyla haberci güvercinleri vasıtasıyla yerine ulaştırılması yönünde kendilerini parçalarcasına mücadele vermek. Mokdettin ise garibim zurnanın cart dediği delik olduğu için zaman zaman cartlar zaman zaman da curtlarmış. Herkesin bir görevi var onun ki de cartlayıp curtlamakmış. Curtlamanın haricinde Adahir Bölge Kayırmasının işkembe-i kübradan sallama çaylarını haberci güvercinleri ile yerlerine göndermek diğer bir maharetiymiş. Bektinlerin çocuklarını zaman zaman başka krallıklara ait eşeklerle medreselere getirip götürürmüş. Maksat masallar ülkesinde dostlar alışverişte görsün. Adahir Bölge kayırması ve Mokdettin Kayınbiraderlemesi o dönemde ek gelir olarak bahçede çalışarak akçeler kazanırlarmış. Ama genelde de bahçeye gitmeden ya da gidip kısa bir süre çalışarak haketmedikleri akçeleri cebe indirirlermiş. Tabi bu saltanatlığın ömür boyu süreceğini düşünen Saboktin ve kısa kısa etek giyen melekleri bir gün gelmiş bütün güçlerini kaybetmişler. Şeyhin meleklerine bakacak gücü kalmayınca hepsi çil yavrusu gibi dağılarak, kendilerine başka Saboktinler aramaya başlamışlar. Eeee ne de olsa alışmışlar bir kere kısa kısa etekler giyerek hizmet etmeye. Hizmet ettikleri isim Saboktin veya başka bettinler olmuş onlar için önemi yok ki. Onlar için önemli olan herhangi bir bettin’ in kısa kısa etekler giyen Melekleri olmak. Sizde bettinseniz sizinde böyle melekleriniz olabilir… Çiftlik çiftlik Ali Babanın Çiftliği… Her an ortada kalabilecek olan bu meleklere bakalım kim sahip çıkacak? Burada da masal bittiiiii.. Haydi Herkese İyi Uykular….   Yazan – Hazırlayan: Fehmi KARABİBER Hakem Odasının İmtiyaz Sahibi
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
  • KIZILTAN EMLAK
  • ÇALIŞIR-PEN
  • TFFHGD TÜM ŞUBELER
  • SİNAR-YASİN UYAR/ http://www.twitter.com/sinarbilisim
Güncel
Yazarlar
Haftanın Triosu
İstatistik
Saha Komiserleri
Bilgi Bankası
Diğer
Futbol
Hakem
Almanak
HAVA DURUMU
Ankara
9 / 22 °C
İstanbul
12 / 20 °C
İzmir
11 / 21 °C
Konya
6 / 22 °C
  • HAKEM ODASI’ NDAN MHK’ YE HEDİYE OLSUN
  • KÖŞE YAZARLARI
    ANKETLER
    -- MUSTAFA ÇULCU ---> % 10.9 Oy
    -- ÖZCAN OAL ---> % 9.4 Oy
    -- SABRİ ÇELİK ---> % 9.2 Oy
    -- ORHAN ERDEMİR ---> % 8 Oy
    -- SERDAR ÇAKMAN ---> % 7.2 Oy
    -- MUHİTTİN BOŞAT ---> % 6.9 Oy
    -- ALİ AYDIN ---> % 6.6 Oy
    -- SELÇUK DERELİ ---> % 6.5 Oy
    -- ETHEM ATASOY ---> % 6.1 Oy
    -- METİN TOKAT ---> % 5.5 Oy
    -- AHMET AKÇAY ---> % 5.1 Oy
    -- HİLMİ OK ---> % 4.5 Oy
    -- YUSUF NAMOĞLU ---> % 4.1 Oy
    -- BEDRİ DÖLKELEŞ ---> % 4 Oy
    -- BÜLENT YAVUZ ---> % 2.8 Oy
    -- ALİ KUNAK ---> % 1.8 Oy
    -- İSMET ARZUMAN ---> % 1.5 Oy
    -- AYFER FATMA ---> % 0.1 Oy
    ONLİNE ZİYARETÇİ SAYACI
    Online Ziyareçi : 5 Bu Günkü Ziyaretçi : 926 Dünkü Ziyaretçi : 7360 Toplam Ziyaretçi : 2587821 İp Adresiniz : 54.196.198.213 / 44288
    SÜPER LİG PUAN DURUMU
    Takım O G Mağ. B A Y P
    1 Fenerbahçe 29 21 5 3 66 29 66
    2 Beşiktaş 29 15 5 9 48 27 54
    3 Galatasaray 29 14 4 11 49 24 53
    4 Trabzonspor 29 11 8 10 41 34 43
    5 Sivasspor 29 13 12 4 51 51 43
    6 Karabükspor 29 11 9 9 27 27 42
    7 Kasımpaşa 29 10 8 11 45 35 41
    8 Akhisar Bld. 29 11 11 7 37 42 40
    9 Eskişehirspor 29 10 10 9 30 28 39
    10 Gençlerbirliği 29 11 13 5 33 37 38
    11 Bursaspor 29 10 11 8 33 41 38
    12 G.Antepspor 29 10 13 6 35 50 36
    13 Torku Konya 29 9 13 7 37 39 34
    14 Ç.Rizespor 29 8 12 9 35 39 33
    15 Elazığspor 29 9 16 4 35 55 31
    16 Kayseri Erciyes 29 8 15 6 30 42 30
    17 MP Antalyaspor 29 5 11 13 30 38 28
    18 Kayserispor 29 6 16 7 23 47 25
    • MUSTAFA YANIK VE MUSTAFA SEVİM YÖNETİMLERDE DEĞERLENDİRİLMELİ
    • HAFTALIK BÜLTEN
    • HAKEMİN SORU BANKASI KİTABI
    • TFFHGD
    • TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU
    • MEDYA SPOR
    • HABER ENGELSİZ
    • FUTBOL SAHA KOMİSERLERİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANLIĞI